|
Yapılan bilimsel araştırmalar ve elde edilen Arkeolojik buluntular Sinop’un Karadeniz Bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden “Kalebent Kent” ve bir koloni kenti olduğunu kanıtlamaktadır. Sinop’un sahip olduğu konumu, iklimi, doğal liman kenti olması ve doğal güzellikleri insanların dikkatini cezp ederek çeşitli uygarlıkların kurulmasına vesile olmuştur. Beş kat şehir, bir medeniyet diğer medeniyet üzerine kurulmuş yapılar, kazılar ve hafriyatlarındaki bulgular arkeologları yanıltmakta ve kent tarihini tanımlamada zorlanmaktadırlar. Birbirine entegre olmuş bu medeniyetler zinciri insanlık tarihinin aydınlatılmasında önemli ipuçları vermektedir. Sinop, Karadeniz bölgesinin nüfus bakımından en az nüfusa sahip illerindendir. Tarih boyunca (1990’lara kadar) hep askeri üs olarak kalmış ve sanayide gelişme gösterememiştir ve en çok göç veren iller arasında yerini almıştır. Bu doğallık, bakirlik, küresel ısınma ve kültür turizminin önce çıkmasıyla sahip olduğu Kültür ve Turizm potansiyeli Sinop’un kalkınma stratejisini yeniden tanımlamaya zorlamıştır. Kalkınma Ajansı, Kalkınma Birliği ve Çevre Düzeni planlarında Sinop, kalkınma stratejisini Kültür ve Turizm kenti olarak tanımlamıştır. Bunun içinin doldurulmasında Valiliğimiz ve Bakanlığımız son sekiz yıl içerisinde Sinop Kültür ve Turizminde ciddi kafa yorarak önemli sıçramalarda bulunmuştur. Sinop bacasız sanayide karar kılmıştır. Dünya Kültür Mirasının ortaya çıkması kent ve dünya tarihinin aydınlatılması noktasında Bakanlar Kurulu kararı ile Sinop’un en eski yerleşim yerinde Balatlar Yapı Topluluğu ve çevresinde Mimar Sinan Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları 2010 yılında Sn. Bakanımızın katılımı ile başlatılmıştır. Yabancı arkeologlarında takip ettiği bu çalışmanın en az yirmi yıl sürmesi beklenmektedir. Çıkan buluntular Sinop’un antik dönemde çok önemli bir Kültür Merkezi olduğunu gösteriyor. Sinoplular dünyada az rastlanan bir kültür faaliyeti olan “Bienal” Sinopale Bienali’nin üçüncüsünü gerçekleştirerek Karadeniz Kültür ekseni noktasında uluslararası bir boyut kazanmıştır. Sinop bu kapsamda geleceğini biriktirmek için bir proje geliştirerek 7’den 70’e herkes bu projede kendisini gelecek için ne yapacakları sorusuna muhatap kılmıştır. Sinop’un geleceğinin Kültür Kenti olmasının planlanmasında çok önemli bir karar ve adım olarak gördüğüm bu çalışmayı önemsiyorum. AB ve Türkiye sivil diyalogunu güçlendirme hibe programları tarafından da bu hareket desteklenmektedir. Yerli ve yabancı birçok katılımcının sunacağı sunumlarla çalıştayda Sinop’un güçlü ve zayıf yönlerini tartışılacak fırsatlar ve sorunlar değerlendirilecek ve kültürel sonuçlar ortaya konacaktır. Sinop AB hibe fonlarından 9.2 Milyon £ kredi almayı başararak, Kültür Mirasının Korunması ve Kentsel Dönüşümde model proje geliştirmekte örnek olmaya çalışacaktır. Karadeniz Bölgesi’nde “Alan Yönetimi” kuran tek il olarak tüm Karadeniz bölgesine öncülük yapmayı hedefleyen Sinop yapacağı birçok Kültür Kongreleri ile uluslararası arenada tanınmaya çalışacaktır. KATUDER’in (Karadeniz Kültür Varlıklarını Koruma ve Turizm Derneği) planladığı 1. Uluslararası Karadeniz Kültür Kongresi’nin Sinop’ta yapılması Sinop’un Karadeniz Kültür Ekseni olmasından kaynaklanıyor. Bu kongreyi diğer Kültür Derneklerinin yapacakları Mithridates ve Diyojen Kongreleri izleyecektir. Bir kentin geleceğinin planlanması kentte yaşayanların ortak akıl ve irade beyanı ile mümkün olur. Sinop bunu başarmış gözüküyor. Komşu illerin köşe yazarlarının yazdığı gibi “Bölgenin Lideri” olma gibi bir kaygımız yoktur. Böyle bir yarış içerisinde değiliz. Biz geleceğimizi belirliyor ve tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz.. Sinop’un kendisinin biçtiği Kültür ve Turizm vizyonuyla komşu illerine katkı yapacağı inkar edilemez bir gerçektir. Karadeniz turizm havzasında Samsun, Sinop ve Kastamonu illeri arasında ekonomik geçişler bölge kalkınması için önem taşımaktadır. Dünyada kentlerin kültür dokularının korunması, yaşatılabilmesi, canlı olarak devamlılıklarının sağlanmasında kentlilik bilinciyle hareket edilmesi önem arz ediyor. Ben bu projelere ve bunun neticesindeki kültür eksenli dönüşümlere katkı sağlayan tüm sivil toplum kuruluşlarına ve emeği geçen herkese şükranlarımı arz ediyorum.
Kültür eksenli dönüşüm en zor iş.
Sinop zoru başarmıştır.
Kalın sağlıcakla . . .
|