|
Dünyamızın yaşlanması ekolojik dengelerin bozulması ve küresel ısınma Karadeniz Bölgesi’nin değerini arttırmakta ve turizmi de potansiyel hale getirmektedir.
Sosyal, ekonomik, teknolojik ve kültürel gelişmeler kısaca kaynakların hoyratça kullanılması dünyamızın yaşlanmasını da hızlandırmaktadır. Ekolojik dengeler bozulmakta, küresel ısınma ve doğal afetler gibi geri dönüşü olmayan ve birçok canlının yok olmasına neden olan olaylara sebebiyet vermektedir. Bu acıklı durum duyarlı insanları harekete geçirmekte yaşanır bir çevre ve gelecek nesillere bırakılacak dünya için birçok örgütler kurarak mücadele etmektedirler.
Karadeniz Bölgesi’nin yaşanabilir halde korunması için en önemli faktör Karadeniz Bölgesi’nde yaşama (Karadenizli) bilincini hissetmek, nereden bölgeye gelmiş olursa olsun Karadeniz’in doğasını, kültür mirasını (hangi medeniyete ait olursa olsun) sahiplenmek duygusudur. Bizler bu sorumluluğu paylaştığımız sürece yaşadığımız bölgeye ait oluruz. Karadeniz’i Karadeniz yapan doğanın ve kültür zenginliğinin farkındalığımız oranında bu mirası koruyabileceğimiz bilincinde olabiliriz. Başka Karadeniz yok.
Karadeniz turizmden yeterli payı alamamaktadır. Karadeniz turizmin gelişmemesinde en önemli husus bölgenin tanıtılmaması ve havza turizmine ağırlık verilmemesidir. Her Kalkınma Ajansı, bölgesini turizm havzası olarak düşünerek komşu illerle ekonomik geçişlere ağırlık vermeli paket tur programları hazırlayarak acentelere sunmalıdırlar. TURSAB Genel Başkanı Sn. Başaran Ulusoy’un bu bölgenin insanı olması en büyük avantaj olarak görülmelidir. Bu planlamalar yapılırken müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesine özen göstermeliyiz.
Sanayi artığından, kalabalık şehir stresinden kurtulmayı ve turizmi dört mevsime yaymayı, doğanın kalbinde doğal ortamda kültür turizminde bir tatil sunmayı hedeflemeliyiz. Küresel ısınmanın etkisiyle Med Curise ağına serin limanlar eklemeye çalışmaktadır. Karadeniz limanları bu bağlamda her geçen gün önem kazanmaktadır. Yeni bir turizm çeşidi olan kruvaziyer turizm bölge turizminin imajında ve markalaşmasında çok önemli olduğu bölge insanımızın bu fırsatı iyi algılaması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum.
Yol bir medeniyetin buna kimsenin itirazı olamaz ancak Karadeniz otoyolu birçok koyun ve doğallığın bozulmasına neden olmuştur. Eğer küresel ısınmanın sonuçları bu denli hesap edilebilseydi başka alternatifler düşünülürdü. Sinop doğallığını ve sahillerini bozmadan otoyola kavuşmanın hesabını ince ince yapıyor zira 175 km.lik sahil bandına sahip olan Sinop’un 100 km’sinde denize girilebilmekte ve deniz suyu içme suyundan daha temiz durumdadır. Bu da Karadeniz turizmi için çok önemli bir potansiyeldir.
Karadeniz’in ev sahipliğini yaptığı Kültür mirası doğal güzelleri ve ekolojik dengesi kentsel dönüşüm süreçlerinde tarih ve çevre bilincinin korunması bu zenginliğin pazarlanmasında ve bölgenin markalaşmasında önemli bir faktör olduğu göz ardı edilmemelidir.
Karadeniz Bölgesi’nde AB 9.2 milyon £ Kültür Mirası hibe kredisi alan Sinop Karadeniz Bölgesi’ nde bir ilki gerçekleştirerek kurduğu Alan Yönetimi ile başarılı bir sınav verir ise bölgeye kentsel dönüşümlerde Kültür Mirasının koruma kullanma dengesiyle öne çıkartılması konusunda öncülük yapacağına inanıyor ve önemsiyorum.
Karadeniz turizm havzası Allah’ın cömertçe insanlara sunduğu birçok ayrıcalıkların ve aykırılıkların bulunduğu bir bölgesidir. Mavinin her tonunun yeşilin her tonuyla, bir tablo gibi buluştuğu bir bölgedir. Kısaca bu bakir bölgenin yağmacısı çok olur.
Karadenizlilik bilinciyle bunun farkında mıyız?
|