|
AB uyum yasaları çerçevesinde Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kanunu’na Alan Yönetimi maddesi eklenmiştir. Türkiye için yeni bir kavram olan Alan Yönetimi, Kültür Mirasının pazarlanması olan turizm için çok önemli bir gelişmedir. Kültür sektörünün gelişmesi, sahipsizlikten kurtulması ve kentsel dönüşüm içerisinde koruma kullanma dengesinin sağlanması bakımından oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Edirne, Alanya ve Sinop’ta kurulan Alan Yönetimi çalışmalarının AB ve UNESCO tarafından takip edildiğinin, sonuçlarının ve uygulamalarının ilgi ile izlenmekte olduğunun bilincindeyiz. Kültür Mirasının korunması ve yönetilmesi bakımından önemli sorumluluklar taşıyan Alan Yönetimleri, maliyeti paylaşırken yetkiyi de paylaşmak anlamında yetki ve sorumluluk kavramı açısından AB Projelerinde yeniden tanımlanıyor ve projelerde katılımcı demokrasinin uygulamaları model alınıyor. Şehrin tepesinden Sinop’a baktığınızda Sinop’un bir kum saatine benzediğini çıplak gözle görürüz. Antik Şehir kıstak üzerinde kurulmuş kentin, çarpık yapılaşma ile Kültür Mirası önemli ölçüde tahrip olmuş veya gölgelenmiştir. Yoğun yerleşme yarımadaya doğru kaymış ve yüksek yapılarla ambiyans alabildiğince bozulmuştur. Kent ticari hayat ve trafiği taşıyamaz duruma gelmiştir. Kum saatinin dengesi eşit olmaktan çıkmıştır. Şirazesi bozulmuş, bunun sonucunda da kent sorunlar yumağı haline gelmiştir. Ancak 1990’lardan sonra kent gelişimi akılcı bir kararla yarımadanın tersine, kara tarafına doğru yönlendirilmeye çalışılmıştır. Samsun ve Bartın istikametlerindeki araziler buna çok uygundur. Toki Binaları, Havaalanı, Hastane, Üniversite ve Otogar’ın taşınması kente bir rahatlık getirse de mevcut yapı sorunları devam etmektedir. Bu projenin ana teması Alan Yönetimi planlarıyla tarihi kent merkezinin ( kale içindeki bölümün ) tarihi dokusunu koruyarak, ihtiyaçlara cevap verecek şekilde planlanmasıdır. İşte Alan Yönetiminin en önemli sorunu, Kültür Mirası alanlarının korunması noktasında kara yönünde yerleşmenin hızlandırılması ve yeni bir Sinop’un kurulmasıdır. Kurulacak çok katlı Modern Şehir’e kamu binaları taşınarak kentin tarihi dokusu ortaya çıkartılmalıdır. İşte o zaman Sinop bir Kültür ve Turizm Kenti olarak kendisini biçilen AB Model Kent Projesi vizyonuna ulaşmış olacaktır. Şahin Tepesi’nden tarih perspektifiyle şehre baktığımızda, Karadeniz’in en eski Antik Şehri’nin siluetinin nasıl bozulduğunu ve Kültür Mirası ile doğasının koruma kullanma dengesi açısından nasıl kaybolduğunu görür, Alan Yönetimi ve AB Projelerinin bu kent için ne kadar önemli olduğunu iliklerinize kadar hissedersiniz. Organlarını tamamlayan Sinop Alan Yönetimi, Kasım ve Aralık aylarında hazırlayacağı çalışma takvimi ile kentin geleceğinin planlamasını ele alarak Kent planlamalarında Stratejik Kalkınma Planları, Turizm Master ve Turizm Gelişim Planları, Koruma Amaçlı Kent Planları, 1/1000, 1/5000’lik Çevre Düzeni Planları, Ticari ve Ekonomik Planlarını tartışarak ihale edecek ve kente yeni bir vizyon kazandırmaya çalışacaktır. Planlamalar ne kadar titiz yapılırsa, Sinop’un geleceği için o kadar önem taşıdığı bilincinde olduğumuz unutulmamalıdır. Bu planlamalarda mağduriyetlerin asgariye indirilmesi ve herkesin taşın altına elini koyması, ortak akıl ve ortak irade ile hareket edilmesi ve kamuoyu desteğinin sağlanması projenin geleceği için önemlidir. Bu projenin her safahatında Sinop Sivil Toplum Kuruluşları ve kanaat önderleri ile yapılacak toplantılarla, Sinoplular tüm ayrıntılarıyla bilgilendirileceklerdir. İşimiz kolay değil bunu biliyoruz fakat Sinop bu projeyi başarmaya karar vermiştir.
|